KİTAP TANITIM -Kitabu'l-Kalb: Yürek Çağrısı - Ramazan Kayan

 / HABERLER

"Bugün yüreklerle konuşma zamanı..." Unuttuğumuz, iyi bakamadığımız, fark edemediğimiz yüreklerimizle... Her zamanın bugünlerinde olduğu gibi, bu zamanın bugününde de yüreklerimizle yakınlaşmalı ve onlarla konuşup muhabbetin damarlarımızda dolaşmasını sağlamalı...
Unuttum itirafında bulunup, özür niyetine sarıp sarmalamalı yüreklerimizi...

Plautos: "Yüreğim var, var ama yüreğimi dayayacak bir yer yok" diye sesleniyor yüreğine dönenlere. Yüreğini fark etmek, oraya dönmek ama yüreğinle dost olamamak... Ne zor...
Muhabbet ve meveddete kapı aralayamamak... Sığınaksız kalmak ve savrulmak... Aslında yüreklerimizi fark etmek, onunla konuşabileceğimiz anlamına gelmiyor. Peki, o zaman ne yapmalıydık?

Bir kitap... Bu öyle bir kitap ki kalbi anlatıyor baştan sona. Kalbi işliyor ince ince. Kalpleri dokuyor usulca. Ürkek yüreklere kanatlar takıyor, uçmanın o eşsiz lezzetine buyur ediyor kelimeleriyle. Unutulan ve unutuldukça paslanmaya yüz tutmuş kalplerimizi bizlere tanıtıyor. Kalbi yazıyor, "Kitabu'l-kalb..." Kalbi konuşuyor, kalpleri konuşturuyor ve bize kalbin de kelimelere sığabileceğini göstermeye çalışıyor...

Özgün Duruş Gazetesi'ndeki yazılarıyla da tanıdığımız, yazar Ramazan Kayan , modern dünyanın oyuncakları arasında oyalanan, dünyevileşme hastalığına tutulmuş, bencillik fırtınasında savrulan insana sığınacak bir mekan sunuyor; kalb...
Bu mekanı sunmakla görevini tamamladığını düşünüp bir kenara da çekilmiyor. Bu mekanı nasıl kirlerden arındıracağımıza, nasıl temiz tutmaya devam edeceğimize dair öğütler ve uyarılarda da bulunuyor: "...Yürümek kalbe iyi gelir... O halde, bir gece yürüyüşü başlatsak... Seherde ayakta olsak... Teheccüdü teneffüs etsek... Gecenin kalbinde Kitab'ı tefekküre dalsak... Kalp tedavimiz için gece seansımız olsa... Sabahı güçlü bir yürek ile karşılasak, yaşam daha bir anlam kazanır..."

Kitabu'l Kalb, bir "hüzün yılı"nın meyvesi olarak kaleme alınmış. Bu eser hocamızın, kalp krizinden hayatlarını kaybeden kardeşlerinin verdiği hüzün ve onun kapı araladığı tefekkürle ortaya çıkmış. Kalp krizinden kalp kirine doğru tefekkürâne düşünüşlerin yazıya dönüşen gölgesi olmuş...

Üç temel başlıkta ele almaya çalıştığım kitabımız, toplam on dört bölümden oluşuyor. "Vücutta bir et parçası" bölümüyle başlıyor ve yürek sınavı, seferi, inşası, işgali, temizliği, ilacı gibi konularla "bir yüreğe nasıl bakılabilir, bir yürek nasıl korunabilir, bir yürek her an nasıl dik ve duru, saf, temiz durabilir" gibi sorulara cevaplar sunuluyor. Yine "Kalbini mi yardın baktın, Kalbimiz Kiminle beraber, Allah'a nasıl bir kalp ile gidiyoruz?" gibi bölümlerde de, yüreklerimizle olan münasebetimiz üzerinden sorgulamalar yapılıp, doğru bir yürek-Allah ilişkisinin sınırları tespit ediliyor. Böylece ayet ve hadislerle birlikte, sıratı müstakimden kopmamak adına bu sınırlar içerisinde uyarılar ve öğütler veriliyor.

Yüreksizler

Bu bölümlerin dışında öyle bir bölüm var ki hocamızın ifadesiyle "yürek sınavının en korkunç sonucu..." olan kalpsizlik konusu üzerinde duruluyor. Kalbin devre dışı bırakılmasıyla birlikte zillete mebni olan insanın çıkmazlarının ele alındığı bu bölümde, kalbin bitmesi ile birlikte aktif Müslümanlığımızın da bitebileceği ifade ediliyor. Yine heyecanımızın, uhuvvetimizin ve aşkımızın tükenebileceği gözler önüne serilerek, günümüzün en büyük problemi olan hareketten uzaklaşma yarasına parmak basılıyor: 
"Müslümanlar olarak icraatlarımızda, eylemlerimizde- sosyal, siyasal, düşünsel- etkinliklerimizde akıl, bilgi, beceri, birikim var ancak çoğu zaman kalp yok... Ruh yok... Aşk yok... Mücadeledeki monotonluğu nasıl anlamak lazım? Müslümanı müsteşrikten ayıran kalbi değil mi?"

Ya Mukallibe'l-Kulub

Kalplerin sahibi Allah... Kalplerin hâkimi, her an iki parmağı arasında dönüp duran kalplere öğütler veren, yol gösteren Allah... Kalplere takva ve fücur tohumları eken ve insanın iradesine göre tohumlara hayat veren Allah...

İnsan aciz... Sığınacağı tek merci olan Rabbine yüzünü dönmediği müddetçe kayıpları insanı unutulur kılıyor. Böylece insan, bugün Allah'a yüreğini çevirmediği için, yarın yüreğini çevireceği Rabbini yanı başında, şahdamarı yakınlığında bulamayacak. Terk ettiği için kalbi terk edilecek...

Belki de bu sebeplerden ötürü, kitabın son bölümü kalplerin sahibi Allah'la konuşuyor... Dua dolu cümleler sıralanıyor. Bir yürek inşasının vazgeçilmezi olan duanın makamında her an Rabbin terbiyesi ve gözetiminde bir hayat için istekte bulunuluyor.

Ve son olarak tüm kalem sahipleri için, kalbin sesine kulak verilerek, her an O'nu gösterecek, haksızlıklara karşı sessiz kalmayacak bir kalem niyaz ediliyor ve kitaba son veriliyor:

"Rabbim! Yardım et bana! Kalemimle kalbim çelişkiye düşmesin! 
Rabbim! Yardım et bana! Kalemini ve kalbini satanlardan olmayayım! 
Rabbim! Yardım et bana! Kalemimle kalbimi temiz tutabileyim! 
Haksızlıklar karşısında susmayacak bir kalem istiyorum... 
Ya Rabb! Kalbimi Kitab'ına râm eyle! 
Kalemimi Kitab'ına rapteyle! 
Amin!"

Ramazan Kayan 
Kitabu'l-Kalb: Yürek Çağrısı 
Çıra Yayınları 
142 sayfa

 Okunma Sayısı : 1039         06 Şubat 2016

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 425784

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.